Sağlık Yaşam

Yüzlerce Gönüllü Organ Bekleyen 25 Bin Kişi İçin Koştu

Yüzlerce Gönüllü Organ Bekleyen 25 Bin Kişi İçin Koştu

MEDICANA Sağlık Grubu’nun 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında düzenlediği “Hayat Kurtarmak İçin Yarıştayız” koşusu yüzlerce gönüllüyü Caddebostan sahilinde buluşturdu.

MEDICANA Sağlık Grubu’nun 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında düzenlediği “Hayat Kurtarmak İçin Yarıştayız” koşusu yüzlerce gönüllüyü Caddebostan sahilinde buluşturdu. Vatandaşlar, sporcular, nakil bekleyen hastalar ve hasta yakınları ile sağlık çalışanlarının katıldığı etkinlikte, Türkiyegenelinde organ nakli bekleyen 25 bin kişiye dikkat çekildi. Yarışı ilk üçte tamamlayan gönüllü şampiyonların ödül kazandığı etkinlikte 100 kişi organ bağışçısı oldu.

Organ bağışı konusunda farkındalık yaratmak amacıyla Medicana Sağlık Grubu ve Kadıköy Belediyesi işbirliği ile düzenlenen “Hayat Kurtarmak İçin Yarıştayız” koşusu, yüzlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. Etkinliğe, Medicana Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Bozkurt, Grubun CEO’su Reha Özkaya, MBA Okulları CEO’su Okan Dilik, Medicana Sağlık Grubu yöneticileri, doktorları ve sağlık çalışanları, Kadıköy Belediye Başkan Yardımcısı Keriman Nalbant, Kadıköy Kızılay Şube Başkanı Numan Hocaoğlu, Gençlik ve Spor Müdürlüğü Başkanı Zafer Batar,  Fenerbahçe Spor Kulübü AtletizmŞubesi’nin yanı sıra, nakilli hastalar, hasta yakınları ve yüzlerce vatandaş katıldı.

Organ bağışının önemine dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirilen yarışa,  profesyonel bisiklet sürücüleri İbrahim Talha Pınar ve Osman Şirin Ankara’dan İstanbul’a pedal çevirerek destek verdi. İkili, Ankara’dan İstanbul’a kadar taşıdıkları organ nakli manifestosunu alana ulaştırdı.  Medicana Sağlık Grubu Organ Nakli Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer’in manifestoyu okumasının ardından, Carnaval Turco perküsyon topluluğunun ritm performansı eşliğinde yarışa start verildi.

“HER GÜN 28 DİYALİZ HASTASI HAYATINI KAYBEDİYOR”

Medicana Sağlık Grubu Organ Nakli Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, Türkiye’de Sağlık Bakanlığıverilerine göre başta 21 bin 551 böbrek, 2 bin 93 karaciğer, 918 kalp hastası olmak üzere toplam 24 bin 819 insanın organ bekleme listesinde olduğunu ifade etti.

Tuncer, “Türk Nefroloji Derneği 2017 registry kayıtlarına göre sadece 2017 yılında 10 bin 98 insanımız diyalizde hayatını kaybetmiştir. Yani günde 28 diyaliz hastasını kaybetmek gibi ağır bir durumla karşı karşıyayız. 60 bin diyaliz hastasından 22 bini bekleme listesinde, bu insanlara ‘sizler de bekleme listesine girmelisiniz, hayatınız kurtulabilir’ umudunu vermeliyiz. Ben de hastalarıma eksiklerinin değil, fazlalarının olduğunu söylüyorum. Burada da hastalarım dereceye girerek bunu gösterdi. Organ nakli mutluluğumuz ve ülkemiz için çok önemli. Organ bağışı konusunda farkındalığın arttırılmasına ihtiyaç var” dedi.

“TEMEL HEDEFİMİZ KADAVRADAN NAKİL SAYISINI ARTIRMAK”

Prof. Dr. Tuncer, organ bağışına farkındalık yaratmak için koştuklarını vurgulayarak, insanların organ bağışında bulunmaktan korkmamaları gerektiğini söyledi. Temel hedeflerinin kadavradan nakil sayısını artırmak olduğunu dile getiren Tuncer, “Canlı böbrek nakillerinde çok iyi durumdayız. 7’li domino nakil bile yapabiliyoruz. Canlı böbrek naklinde her hasta rahatlıkla nakil olabiliyor, eskisi gibi kan grubu uyumu aramıyoruz. Temel hedefimiz kadavradan nakil sayısını artırmak, bu konuda ne yazık ki gerideyiz” ifadelerini kullandı.

8 YAŞINDA ÖNCE KADAVRADAN, SONRA ANNESİNDEN BÖBREK NAKLİ OLDU

Doğuştan böbrek hastası olan 8 yaşındaki Ömer Acar’ın annesi Muhsine Acar, Ömer’in 2 yaşındayken kadavradan nakil olduğunu söyledi. Ömer’in vücudunun kadavradan yapılan nakli 4 sene sonra reddettiğini dile getiren anne Muhsine Acar, “Vücut böbreği reddettikten 8 ay sonra oğluma kendi böbreğimi verdim. Çok zor bir süreçti, sürekli vaktimiz hastanelerde geçiyordu. Yemek istediklerini yiyemiyordu ve sürekli rahatsızlanıyordu. İlk nakledilen böbreğin tutmadığını öğrenince hayal kırıklığı yaşadık. Tekrardan diyalize gireceğini bilmek beni çok üzdü. Benim böbreğimi vermemle yeni bir hayata başladık. Şimdi sosyal bir hayatımız var, çok mutluyum. Tek böbrekle benim de sağlık durumum çok iyi. Oğlum için her şeyi yaparım” diye konuştu.

Nakli gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Tuncer’in kendisine Spiderman lakabını taktığını söyleyen 8 yaşındaki Ömer Acar ise, “Spiderman olduğum için çok seviniyorum. Onun gibi sürekli koşup, oynayabiliyorum. Çok mutluyum, teşekkür ediyorum” dedi.

“DİYALİZDE OLMAM GEREKİRKEN NAKİL SAYESİNDE BURADAYIM”

Etkinliğe katılanlar arasında yer alan ve eşinden aldığı böbrekle hayata tutunan nakilli hastalardan Zeynel Vatansever, hastalık sürecini anlattı. ‘Diyalizde olmam gerekirken nakil sayesinde buradayım’ diyen Vatansever, ayakta şişlik, yorgunluk gibi belirtilerle doktora gittiğini ve nakil olmadan önce 2.5 ay diyalize bağlı kaldığını dile getirdi. Vatansever, “Makineye bağlı olmak çok zordu. Eşimin fedakarlığı ve doktorumuzun başarısıyla hayata tutundum. Diyalize girmek için kendimi hazırlamıştım ancak böbrek naklinin eşime ve bana hiçbir zararı olmadığını doktorlarımız sürekli anlattı ve moral verdi. İnsanlar bazı şeylerin kıymetini kaybetmeden bilmiyor. İnsanları organ nakli için bilinçlendirmek lazım verici bulmak çok zor ve vericiler çok önemli. Şu anda diyalizde olmam gerekirken buradayım ve sağlıklıyım, eşimin de sağlığı yerinde ve ona nakilin hiçbir zararı olmadı. İnsanlar bir böbreğini verince hayatından hiçbir şey kaybetmiyor” diye konuştu.

GÖNÜLLÜ ŞAMPİYONLARA SAĞLIK ÖDÜLÜ

5 km’lik parkurda düzenlenen yarış, anlamlı bir mücadeleye sahne oldu. Hakemler tarafından yapılan değerlendirme sonucunda kadınlar kategorisinde Necla Erberk birinci, Merva Nur Çokel ikinci, Rana Elik üçüncü oldu. Erkekler kategorisinde Şafak Nalbantoğlu yarışı birincilik, Fikri Erdoğan ikincilik Metin Deniz üçüncülükle tamamladı. Dereceye giren katılımcılara altın, gümüş ve bronz plaket ve check-up hediye edilirken, tüm katılımcılara  da  madalya verildi. Konuşmalar ve ödül törenin ardından Carnaval Turco Perküsyon grubunun gösterdiği ritm performansı yoğun ilgi gördü. Etkinlik, katılımcıların eşlik ettiği zumba dansı ile sona erdi.

Bir Cevap Yazın