Keşfet Röportaj

Eğlenceli Rock Grubu N’aber ile A’dan Z’ye

Kadıköy’ün eğlenceli Rock grubu  N’aber ile I LOVE KADIKÖY ekibi olarak keyifli bir röportaj yaptık. Ezgi, Kamer, Mete ve Yaser ‘ den oluşan N’aber, sorularımıza bütün içtenlikleri ile cevap verdiler…

  • Röportajımıza sizi biraz tanıyarak başlayalım. Kim grupta ne iş yapar? I LOVE KADIKÖY’e grup elemanları hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

-Ezgi Arıkan: Billur sesli vokalimiz bunun yanına da yeni yeni ukuleleyi ekledi. Genleri herkesin çok yakından tanıdığı bir halk ozanından geliyor. İyi bir müzik yapabilmek için varını yoğunu ortaya koyuyor.

-Kamer Arzuman: Grubumuzun davulcusu, provalar ve sahneler dışında nerede görsek hep sırtında zilleri nereye yetişir bilinmez. İyidir ve görevini güzel yapar.

-Mete Okay:  Ekibin olmazsa olmazı yani bas gitaristi. Her zaman keyifli, yaptığı müzikten ve bulunduğu ortamdan zevk almasını bilendir. Kaç yıldır enstrümanıyla iç içe olduğunu ne siz sorun ne biz söyleyelim.

-Yaser Demir: Her tarza uyum sağlayabilen, listeye yeni bir şarkı eklemek için konuşulduğunda asla ‘yok abi onu çalmayalım’ demeyen gitaristimiz. Başarılı bir müzisyendir. Provalara bile özenerek şekillendirdiği saçlarıyla ve en az 17 penasıyla gelir.

  • Grup adı nereden ve kimden çıktı? Bir hikayesi var mı?

Bu grubu oluşturup müzik yapma kararı alan kişiler Ezgi ve Kamer. Aslına grup adının konma süreci onların tanışmasıyla başlıyor.

Bir gün Kamer müzik dinlemek için kimin sahne aldığını bilmediği bir bara gidiyor, sahnede yapılan müzik hoşuna gidiyor performans bittikten sonra o grubun solistine adını sormadan önce ‘Naber?’ diyor. Tabi sonrasında bir bakıyoruz o kişi Ezgi çıkıyor ve bu güzel serüven o günlerden başlıyor sonrasında Mete ve Yaser’in de katılımıyla bir ekip halini alıyor.

  • Grubun tarzı ile ilgili olarak bize ne söyleyebilirsiniz? Grup adınızı ve logonuza bakarsak oldukça eğlenceli bir tarzınız olduğu düşünülebilir mi?

Niyetimiz müzik adına güzel bir şeyler ortaya koyabilmek ve bu durum beraberinde sıkı çalışmayı getiriyor. Herkesin emek verip iyi çalması ve bunun yanı sıra ikili ilişkilerimizin iyi olması çok önemli. Bunları biraz aştıktan sonra ortada eğlenceli bir şeylerin olması gerekiyor. Grubumuzun eğlenceli tarzının, mizahi adının ve logosunun çıkış noktası bu oldu diyebiliriz.

  • Konser/Program repertuarınız ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Sizi izlemeye gelenlere nasıl sürprizle karşılık veriyorsunuz?

Bizi izlemeye gelecek insalara tavsiyemiz gelmeden önce kesinlikle enerjilerini depolamaları olacaktır. Hem Türkçe hem İngilizce parçalardan oluşan güzel bir repertuarımız var. Ritmimizi hiç düşürmeden, gitar tellerimiz kopana kadar bagetlerimiz aşınana kadar müzik yapıyoruz. Sahne oluşan bu enerji olduğu gibi izleyicilere geçiyor.

  • Müzikten para kazanmanın müzisyen için neredeyse imkansız olduğu bir dönemde müzik yapıyorsunuz. Farklı işlerle uğraşıyor musunuz? Ayrıca müzik sayesinde geçiminizi sağlayacak olsaydınız da yine bu işleri yapmayı sürdürür müydünüz?

İçinde bulunduğumuz dönemde müzikten para kazanmak aslında mümkün. Örnek vermek gerekirse genç popçular aslında bu işin kaymağını yiyor, muhtemelen çok donanımları oldukları için ve yetenekli oldukları için bu durum böyle. Müzik yaparak geçimini sağlayan kişiler de var aslında ama giderek azalıyor çünkü ülkemizde sanat değersiz hale geliyor. Büyüklerimizden duyduğumuz kadarıyla bizden bir önceki jenerasyon daha rahat müzik yapmış ve bu işlerden para da kazanmış.  Bilinen müzisyenleri ele aldığımızda çoğu müzisyen birden çok gruba çalıyor ve hatta hiç bilmeden gittiğimiz bir barda bile görebiliyoruz onları. Grubumuzda herkesin müzik dışında işleri var. Mesela Ezgi eczacı, grupta kim hastaysa ona ilaçlarını temin ediyor. Muhasebecimiz Kamer, stüdyo paralarını o topluyor. Grubun mimarı Mete, güvenli olmayan stüdyolarda çalışmamızı kesinlikle engelliyor.  Yaser müzik öğretmeni, hata yapanı kibarca uyarıyor. Şaka bir yana bu işlerimiz olmadan geçinmemiz mümkün değil. Bu işleri yapmadan sadece müzik yaparak geçiniyor olsaydık elbette seçimimiz sadece müzik yapmak olurdu.

  • Günümüzde Rock müzik ile ilgili neler söyleyebilirsiniz? Yani sahne aldığınız yerler, olumlu olumsuz şartlar, konser ve program kitlesi… Dünden bugüne değişen piyasa ve ekonomik şartlar müzik yapmanızı zorlaştırıyor mu ya da karşınıza ne gibi zorluklar çıkartıyor?

Günümüze bakacak olursak en kabul görülen müzik tarzı popüler müzik. Bizim gözlemimiz, müzik piyasasında pop bir yerde diğer müzik tarzları bir yerde. Rock müziği ele aldığımzda rock, diğerleri arasında. Örneğin çok güzel blues müzik yapan bir grubun çaldığı bar dolmazken müzisyenlerin bile çoğu zaman istemeden çaldığı pop müzikler o mekanı dolduruyor. Hepsi olmasa bile müzik yapılan çoğu mekan müzik kalitesine önem vermeksizin sadece ticari işletme mantığında çalışıyor. Yani müzisyenler, konser günü gelip çattığında mekan sahibinden ‘kaç masa gelecek’ sorusuna cevap vermek zorunda kalabiliyor.

  • Kadıköy’lü bir müzik grubusunuz. Bize grup elemanlarının her birinin Kadıköy ile ilgili düşüncelerini tek cümleyle özetleyebilir misiniz? Kadıköy sizin için ne ifade ediyor?

Ezgi’yi yeni Kadiköylü yaptık ve bu verdiği karardan çok memnun, Moda sahilinde yürüyüş yapmaya  ve Bahariye caddesindeki cafelerde kahve içmeye bayılıyor. Kamer, doğma büyüme Kadiköy’lü ve tabi ki Fenerbahçeli. Kadiköy’ün her sokağını ayrı seviyor. Meteye göre insanın İstanbulda hala kendini özgür hissedebildiği yer. Yaser, zurna dürüm yedikten sonra mide spazmı eşliğinde müzik yaptığı ve özgürce gezebildiği yer olarak tanımlıyor Kadiköy’ü.

  • Son dönemde Müzik piyasasının Kadıköy’de daha baskın olduğu aşikar. Peki sizin en sevdiğiniz mekanlar ve sıklıkla buluştuğunuzda gitmekten keyif aldığınız yerler neresi?

Özellikle prova sonraları enerji takviyesi için harika tatlılar yapan Suat abimizin sevimli dükkânı Eywa’ya gideriz, Moda’da en sevdiğimiz yer burası diyebiliriz. Onun dışında grup adına önemli kararlar vermek için toplandığımız yer eski Shaft barın olduğu sokaktaki Woodstock, içeceklerimizi yudumlarken sıkı bir sohbet edebiliyoruz burada. Buddha Bar eğlencemizin adresi, tabi ki davulcumuz Kamer orada her hafta Suitcase grubuyla çaldığı için demiyoruz 🙂

  • Grubun hedeflerini bizle paylaşabilir misiniz? Albüm / single düşünceniz var mı?  Ve ileri ki tarihlerde ki programınız nelerdir?

Esasında grup olarak yalnızca yabancı parçaları coverlıyorduk sonrasında repertuarımıza Türkçe parçalar ekledik. Bunun sebebi içimizde bulunan potansiyeli dışarı çıkartıp yapacağımız bestelere şekil verebilmek oldu. Her sanat dalında olduğu gibi müzikte de üretmenin son derece önemli olduğunu biliyoruz. Bir şeyler üretmeden yalnızca üretilmiş şeyleri izleyiciye sunmak o grubu akılda kalıcı hale getirmiyor. Bizim niyetimiz bir şeyler üretip içinde bulunduğumuz müzik piyasasında kalıcı hale gelebilmek. Bunun için de tabi ki yoğun bir mesai harcıyoruz. Aklımıza gelen bir melodiyi hemen kaydediyoruz güzel cümle bulan hemen mesaj grubumuzdan bunu paylaşıyor ve bir hazırlık içinde olduğumuzu söylemekte sakınca duymuyoruz. Kısa vadede bilinen parçaları çalmaya devam edeceğiz ama uzun vadeli planlarımız içinde sürpriz bir besteyle de karşınıza çıkmak da var.

  • Grubun stüdyo provaları hakkında bilgi verebilir misiniz? Provaları nerelerde yapıyorsunuz? Provalar nasıl geçiyor? Prova öncesi ve sonra Kadıköy’de neler yapıyorsunuz?

Provalarımızın çoğunu dünya tatlısı bir anne ve oğlunun işlettiği bir stüdyo olan Drum’n Music’de yapıyoruz. Mutfaklarında çayları her zaman hazır. Burada gerçek bir ev ortamı var bu yüzden her girişimiz de ayakkabılarımızı çıkartma girişiminde bulunma ihtiyacı bile hissediyoruz. Stüdyo provalarının yetersiz geldiği haftalarda ise basçımız Mete’nin evinde toplanıyoru. Provalar sonrasında Kadıköy’ün sakin cafelerinde çay kahve  içerek provalarımızı değerlendiriyoruz, eğer provalar hafta sonuna denk gelirse tabi ki müzik dinlemeye gidiyoruz, Buddha, Dorock XL en  sık gittiğimiz mekanlar arasında.

  • Çok sayıda program / konser yaptınız. Sahnede unutamadığınız bir anınız illaki vardır. Bizimle paylaşmak ister misiniz?

Bundan 2-3 yıl önce yani grupların daha çok Beyoğlu’nda sahne aldığı zamanlardaki bir konserimizde unutamayacağımız bir anımız olmuştu. Programın sonlarına doğru artık aşka gelen seyircilerden biri rahat duramayıp bir arkadaşının omzuna çıkmış mekânın tavanında bulunan vantilatöre asılıyordu. En son, Ezgi bana (Kamer) yaklaşıp ‘hadi Kamer bitiriyoruz yoksa mekândan topluca atılacağız’ dediğini hatırlıyorum. ☺

  • Son olarak I LOVE KADIKÖY takipçileri ile paylaşmak istediğiniz bir şey var mı? Yani SON SÖZÜNÜZÜ alalım ☺

Müzikten keyif alan herkesi Facebook ve Instagram sayfamıza bekliyoruz. Arama çubuğuna NaberMusicBand yazıp, buradan kolayca konser tarihlerimize ve yaptığımız yeniliklere ulaşabilirler.

I LOVE KADIKOY’e gelecek olursak, kesinlikle çok güzel bir site. Kadiköy’de yaşayanlar için şunu söyleyebiliriz: huzurlu bir ortama sahip kahve dükkânı bulmak için de bu siteyi ziyaret edebilirsiniz, nöbetçi eczane aramak için de. Sürekli güncel ve ilgi çekici haberler var incelediğimiz kadarıyla. Kadıköy’de olmayıp kalbi orada olanlar için de harika bir fırsat çünkü bir video izledik geçen gün, tüm Kadıköy sokaklarında geçilip video çekilmiş. Bu tam bir özlem giderme videosu olabilir.

Bir Cevap Yazın